Felsefe tarihinin önde gelen filozoflarından Platon ve Aristoteles’i çağın diğer filozoflarından ayıran temel fark, felsefenin bütün alanlarına yönelik görüşleri belli bir sistemde sunmaları ve yazılı eserler bırakmalarıdır. Platon ve Aristoteles, çeşitli tartışmaların ana problemlerini tespit etmiş ve onlara yönelik tutarlı görüşler ileri sürmüştür. Platon, görüşleriyle idealizmin; Aristoteles de realizmin öncüsü olarak kendilerinden sonra gelen filozoflara ilham vermiş ve yol gösterici olmuştur. Platon Platon (Görsel 1.13), yalnız MÖ 6-MS 2. yüzyıl boyunca değil tüm zamanların en önemli filozoflarından biri olarak kabul edilmektedir. Kimilerine göre felsefenin bütün tartışma başlıklarını açmış, kimilerine göre ise kendinden önceki düşünürlerin (özellikle Herakleitos,Parmenides, Protagoras ve Sokrates) fikirlerini sentezlemiştir. Platon’un felsefe tarihinin ilk sistemli filozofu olması; siyasetten sanata, dinden eğitime bütün alanlarda kendi felsefesi i...
ARİSTOTELES: Varlık Görüşü: Varlığın doğru bilgisini elde etmek için, tek tek nesnelere bakmak gerekir. Aristoteles’in varlık kavramı, gerçek olarak var olana dayanır. Aristoteles’ e göre bu dünyadaki her şey, biçim(form) kazanmış maddedir. Aristoteles’e göre oluş, maddenin içindeki özden dolayı, bir form olarak gerçeklik kazanmasıdır. Oluşu sağlayan 4 neden vardır. Maddi, form, hareket ettirici ve ereksel neden. Mermerden yapılmış bir heykeli düşünürsek, Bu heykelin maddesi mermerdir, Biçim ise sanatçının tasarladığıdır. Ama sanatçının tasarladığı biçim, mermerde zaten olanak olarak vardır. Sanatçı bunu ortaya çıkarır. Sanatçı hareket ettirici nedendir. Heykelin yapılış nedeni ise ereksel nedendir. Aristoteles’in Bilgi Anlayışı Aristoteles felsefesinin sistematiğini onun bilgi anlayışı oluşturur. O, “Bütün insanlar doğal olarak bilmek isterler.” der. Herhangi bir şeyin bilinmesini idealar ku...
“Aydınlanma nedir?” sorusuna yanıt Immanuel Kant (1784) İNDİRMEK VE OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ: https://drive.google.com/file/d/1C4g12VUKRuxBcOtxCRzf1HdnG2kicPf5/view?usp=sharing Aydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmama durumundan kurtulmasıdır. Bu ergin olmayış durumu ise, insanın kendi aklını bir başkasının kılavuzluğuna başvurmaksızın kullanamayışıdır. İşte bu ergin olmayışa insan kendi suçu ile düşmüştür; bunun nedenini de aklın kendisinde değil, fakat aklını başkasının kılavuzluğu ve yardımı olmaksızın kullanmak kararlılığını ve yürekliliğini gösteremeyen insanda aramalıdır Sapare Aude! “Aklını kullanma cesaretini göster!” Sözü şimdi Aydınlanmanın parolası olmaktadır. Doğa, insanları yabancı bir yönlendirilmeye bağlı kalmaktan çoktan kurtarmış olmasına karşın (naturaliter maiorennes) , tembellik ve korkaklık nedeniyledir ki, insanların çoğu bütün yaşamları boyunca kendi rızalarıyla erginleşmemiş olarak kalırlar, ve aynı nedenlerledir ki bu insanların baş...
Yorumlar
Yorum Gönder